Anonim said: ümit yaşar oğuzcanı çok seviyorsun belli peki ümit yaşardan bir dize alsam

Senin o kocaman kocaman gözlerin yok mu
Nasıl duruyor boşluğunda arzuların anlamıyorum
Nasıl nasıl bakıyor bana
Böyle merhametten uzak
Git diyorsun
Nereye gideyim?
Ümitlerim ne olacak?
Bunca şiirleri kim söyleyecek sana?
Kim anlatacak dünyaya sığmayan güzelliğini?

Anonim said: doğum günün hangi gün sevgili şiir sever ?

5 Kasım 

Onu aradım ve seni seviyorum dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum. Şimdi bile utanıyorum söylediklerimden. Herkesin kalbinin çizildiği bir yer var. Orada görünmez bir duvara çarpıyorsun. Daha öteye gidemiyorsun. Bütün dünyan o çakıldığın yerden uzanabildiğin yere kadar oluyor artık. Benim çakıldığım yer de o günlerde bir yerde işte. Ama tam nerede bilemiyorum. Hiçbir zaman da bilemeyeceğim bunu. Orası beni daha iyi bilecek.
Sonra konuşalım dedi. Sonra konuştuk. Hastanenin karşısındaki otoparkta. Otoparkın bir köşesini oto yıkamacıya çevirmişlerdi diğer köşesini çay bahçesine. Çok amaçlı grotesk bir yer. Ne konuştuğumuzu yazmayacağım. O kadar da değil. Çünkü bunlar özel şeyler. Zaten ben hayatımı anlatmak istemiyorum ki. Yaşadıklarımı düşünerek oradan bir sonuca varmak istiyorum sadece. Sanırım demode bir yazarım. Genellemeleri seviyorum ve noktayı koyduktan sonra ardımda iyi kötü bir anlam bırakmak istiyorum. Artık bunun bir anlamı kalmadığını düşünsem bile böyle yapıyorum. Lanet olsun, öyle alıştım çünkü, nasıl başlarsa öyle gider.
Sonra yine zaman geçti. Zaman geçmesi önemli değildir. Sanırım bundan bahsetmiştik. “O zamanlar bir şeyleri reddetmeye ihtiyacım vardı ve sen tam bunun üstüne geldin,” dedi. “O kadar iyiydin ki o zaman. Annem sanki bu yüzden yedi ay daha yaşadı. Ne demek istediğimi sahiden anlıyor musun?” Anlıyordum. İki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. Kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. Karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır. Yaşayanlar bir sigara yakar.


Emrah Serbes

❝ Sevilmemeyi rahatça kaldırıyorsun da sevilmek ağır geliyor sana. ❞

— Tomris Uyar

Bazen tek hatası, bir kadının baktığı yönde olmamaktır biz erkeklerin. Birileri çıkar mesafeyi bahane eder, kollarımızı uzatırız, görmezler. Bilmezler ki, kilometrelerce uzağı kucaklayabiliriz istersek. Hatta istersek, uzanıp dudaklarından öpecek mesafede bile olsak sadece sarılmayı tercih edebiliriz. Yanı başımızdaymış gibi kokusunu saklayabiliriz burnumuzda. Biz istesek… Neyse.

Rutubetten yeşile dönen duvara yasladım yanağımı otogarın ücra bir köşesinde. Yarım kalanlarımı düşündüm;sonunu hatırlayamadığım türküyü, büyüdükçe eksilmeye başlayan gülüşlerimi, sen gidince masada kalan çayı… Mutsuzluk farklı yarımların bir tam edememesiymiş, anladım. Sana deniz kıyısı bir şehirden, aklımın başkenti yaşadığın topraklara selam gönderiyorum şeytan uçurtmalarıyla. Es geçme lütfen, koynundan sakla…

Şehirler arası otobüs terminalleri, içi dolu sırt çantalar, molalarda yakılıp hızlı hızlı nefeslenilen sigaralar, yan yana oturmuş olmaktan dolayı edilen anlamsız ve zoraki sohbetler, diksiyonu bozuk sesle yapılan anonslar, son dakika çişleri, biraz ayak kokusu, biraz muavin teri, biraz çocuk ağlaması, biraz boyun ağrısı… Neden mi yazdım bunları? Bana gelmediğin yolları ezberlediğimi bilmeni istedim.

Oğuz Bal

Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler,
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek,
Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim;
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım,
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim;
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada;
Seni ve beni hatırlayacaklar

Ümit Yaşar Oğuzcan

Sevmek yan yana olmak demek değildir bayım.Sevmek illaki her buluşmada öpmekte değildir.Sevmek var bayım gerçekten sevmek,kalpten sevmek,uzaktan sevmek,gerçekten sevmek var bayım sevmek ayrı gerçekten sevmek apayrı bir şey.Lakin siz bunu ayırt edebilir misiniz bilmiyorum?

Sevmek yan yana olmak demek değildir bayım.
Sevmek illaki her buluşmada öpmekte değildir.
Sevmek var bayım gerçekten sevmek,kalpten sevmek,uzaktan sevmek,gerçekten sevmek var bayım sevmek ayrı gerçekten sevmek apayrı bir şey.Lakin siz bunu ayırt edebilir misiniz bilmiyorum?

ben kürk mantolu madonna’nın son sayfalarında ağlamış kızım
❝ Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum’ diyorsun. Ah Aliye ben gözlerim açıkken bile seni görüyorum. Her şeyde senin hayaline tesadüf ediyorum. ❞

Sabahattin Ali

Suçlusun biliyor musun?

Çocukken benimle taştan yüksek oynamayacaktın,çocukken benimle yokuştan elimi tutup koşmayacaktın,çocukken benimle denize karşı kumdan kale yapmayacaktın.

Çocuklar küçükken kurduğu hayalleri unutmazmış en azından bir çoğu,o küçücük yürekleriyle diledikleri kocaman hayalleri unutmazlar.Benimki de öyle işte.Hayatımın tamamında oldun,ve olacaksın.Hayatımda olmayacaksın gibi bir şey yok çünkü kötüde olsa iyide olsa olacaksın.

Bakkaldan aldığım çikolatayı,şekeri,paylaştığım,en önemlisi çocukluğumu paylaştığım adam sen bildim bileli uzakta olsa yakında olsa hep hayatımdaydın uzak olsan bile hep hayatımda kal olur mu?

Çok özledim seni.
Dortmund yener mi sence ya, son maça kaldım.
Yener, sen özledin mi beni?
Heh be penaltı, kaleci tutmaz dimi topu.
Tutar, aynı benim elimi tuttuğun gibi tutar.
Ya al işte kaçırdı, ya ne salak topçusun sen be levo.
İyi oldu.
İyi mi oldu? Ne diyorsun sen be.
Beni takmıyorsun bile, ben ne diyorum sen ne diyorsun?
Son maça kaldım, gol atsa kupon gelicekti.
Kuponu boş ver. Ben diyorum, geri geleyim diyorum?
Kupon diyorum, aynı senin gibi. 
Anlamadım?
İlk başlarda yüzümü güldürüyor. Maçlar başlıyor, takımlar kazanıyor. Ulan bu sefer, ha geldi, ha gelecek diyorum. Bütün mutlulukları yaşatıyor, sonra lap son dakika golü, yırtıyorum kuponu.
Eeee
Eee’si, sağlık.
Bana gene imalı imalı konuşma.
Diyorum ki, sende ilk başlarda güzelsin. Tamam diyorum, bu sefer oluyor diyorum, sonra birden bire gidiyorsun. Üstelik seni buruşturup çöpe de atamıyorum. Ta kalbimin en derin yerine sokmuşum, orada her zaman yaşıyorsun. Ve hiç bir zaman, tebrikler kazandınız sesini duymuyorum..

Erkan Akagündüz